htt

Dert bize de uğrar

Dert bize de uğrar

Hayatımızın seyri değişiyor bazen, dert bürüyor dört yanımızı. Küsüyoruz hayata ve kendimize…

Üst üste geliyor bazen hiç beklenmedik üzüntüler, hesapta olmayan saatler yaşıyoruz ansızın.
Şaşırıyoruz…

Sudan çıkmış balık misali çırpınıyor bedenimiz ve kalbimiz. Çekip yorganı başımıza unutmak istiyoruz her şeyi.

Sanki dert olan şey, hiç bize uğramamış gibi kapatmak istiyoruz gözlerimizi ve uyumak istiyoruz, saatlerce belki de günlerce. Uçup gider belki yaşadığımız üzüntü, gözlerimizi açtığımızda, kaldığımız yerden devam ederiz diye.

ins_tutmali

İnsan Tutmalı

İnsan tutmalı dostum, insanı tutmalı.
Hiç olmazsa, takım tutanlar kadar heyecan ve aşkla.
Hiç olmazsa, zar atanlar kadar umutla ve şevkle.
Hiç olmazsa, boğazına kadar günaha batanlar kadar cesaret ve cüretle.

İnsanı tutmalı ve onu onarmalı.
İmha olmuş insanı inşa etmeli.
Bunun için de yüreğine açılan kapıyı bulup tıklatmalı.
Açılmıyor diye ayrılmamalı.
Günlerce, haftalarca, hatta aylarca beklemeli.
Ha açıldı ha açılacak diye.
Kâbe’nin kapısında bekler gibi beklemeli.
Açılırsa eğer, Kâbe’ye girer gibi girmeli; heyecan zirvede, aşk dorukta?

Kalbe, kalplere giden yolun harita ve pusulası yerine vahyi almalı, Kur’an’ı almalı.
Satırdaki âyetlerle sadırdakileri, tohumla toprağı, etle tırnağı, anayla evladı, bülbülle gülü buluşturur gibi buluşturmalı.
İş budur, eylem budur, yol budur.

Tıpkı Kur’an şairi Akif’in dediği gibi:
Allah’a dayan saye sarıl hikmete râm ol
Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol
Allah’a dayan gâyene tevfikini versin
Kur’an’a sarılmazsan eğer yese düşersin.

Mustafa İslamoğlu